"O gençler, mağaraya sığındıkları zaman, demişlerdi ki: ‘Rabbimiz, katından bize bir rahmet ver ve işimizden bize doğruyu kolaylaştır (bizi başarılı kıl)."

Kehf Suresi, 10

“Üç çeşit insan vardır: Alimler, ilim öğrenenler, ve diğer insanlar.”

Hz. Ali (radiyallahuanh)

"Sevgili kardeşim!
Acaba şöylece kendimizi hesaba çekip; dinimizin gönüllerimizdeki yerine baktık mı hiç? Acaba bir gün kendimize ben kendi dinim için ne yaptım diye sorduk mu? Acaba dünyamız için çalıştığımız kadar ahretimiz için hiç çalıştık mı?
Hiç düşündük mü acaba dünyamız için ne kadar çalışıyoruz ve ahretimiz için ne kadar çalışıyoruz bunun hesabını hiç yaptık mı? Acaba dünyamıza verdiğimiz önemi ahiretimiz için veriyoruz mu?”

ALLAHIN DİNİ İÇİN NE YAPTIN?
Emir Muhammed El Mudri

http://www.gencmuslumanlar.com/2014/09/allahin-dini-icin-ne-yaptin.html

İnna lillah ve inna ileyhi raciun!

Ahraruş Şam’ın genel komutanı ve İslami Cephe’nin siyasi lideri Hasan Abbud (Ebu Abdullah Hamavi) uğradığı bombalı saldırıda şehit oldu.

Allah onu cennetin en yüksek mertebelerine ulaştırsın.
Ona bu saldırıyı yapanları helak etsin, bozguna uğratsın, kahru perişan etsin!

"Bazı kadınlara çıplak olmaları için para ödenirken, bazılarına kapandığı için para cezası verilen bir dünyada yaşıyoruz."

Anonim şöyle dedi: Evet huri meselesi de denilebilir yani erkeğin çok eşli olmasi konusu

Huri meselesi ile erkeğin çok eşli olması meselesi ayrı konular.

Erkeğin 4 eş alabileceği ile direk açık bir ayet vardır. Huri meselesini de  ilim ehli olan birisine sorsanız daha iyi olur.

Anonim şöyle dedi: Kadının cennette vaad edilmesi hakkında ne düşünüyorsun? Gercekten düşüncelerini merak ediyorum

Tam anlayamadım, huri meselesi mi?

Hazır ol'da değildik ,
Rahat da durmayacağız.

Şehîd Malcolm X

Aday | Şiir: Ahmet Yalçınkaya Yorum: Mikail 

  • Song Title: Nahl Suresi 17-34 | Nasser al-Qatami
  • Plays: 0

Nahl Suresi 17-34. Ayetler;

O halde, yaratan (Allah), yaratmayan (putlar) gibi olur mu? Hâla düşünmüyor musunuz?
Allah’ın nimetini saymaya kalksanız, onu sayamazsınız. Hakikaten Allah çok bağışlayan, pek esirgeyendir.
Allah, gizlediğinizi de açıkladığınızı da bilir.
Allah’ı bırakıp da taptıkları (putlar), hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.
Onlar diriler değil, ölülerdir. Ne zaman diriltileceklerini de bilmezler.

İlâhınız bir tek Tanrı’dır. Fakat ahirete inanmayanlar var ya, onların kalpleri inkârcı, kendileri de böbürlenen kimselerdir.
Hiç şüphesiz Allah, onların gizleyeceklerini de açıklayacaklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları asla sevmez.
Onlara: Rabbiniz ne indirdi? denildiği zaman, «Öncekilerin masallarını» derler.

Kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak taşımaları ve bilgisizce saptırmakta oldukları kimselerin günahlarından da bir kısmını yüklenmeleri için (öyle derler). Bak ki yüklenecekleri şey ne kötüdür!

Onlardan öncekiler de (peygamberlere) hile yapmışlardı. Sonunda Allah da onların binalarını temellerinden söktü üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü. Bu azap onlara, farkedemedikleri bir yerden gelmişti.

Sonra kıyamet gününde (Allah), onları rezil eder ve der ki: «Kendileri hakkında (müminlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım nerede?» Kendilerine ilim verilmiş olanlar derler ki: «Şüphesiz bugün rezillik ve kötülük kâfirleredir.»

Kendilerine haksızlık ederlerken meleklerin canlarını aldıkları kimseler: Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk, diyerek teslim olurlar. (Melekler onlara şöyle der:) «Hayır, Allah, sizin yaptıklarınızı elbette çok iyi bilendir.»
«O halde, içinde ebedî kalacağınız cehennemin kapılarından girin! Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür!»

(Kötülüklerden) sakınanlara: Rabbiniz ne indirdi? denildiğinde, «Hayır (indirdi)» derler. Bu dünyada güzel davrananlara, güzel mükâfat vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Takvâ sahiplerinin yurdu gerçekten güzeldir!

(O yurt,) girecekleri, zemininden ırmaklar akan Adn cennetleridir. Onlar için orada kendilerine diledikleri her şey vardır. İşte Allah, takvâ sahiplerini böyle mükâfatlandırır.

(Onlar,) meleklerin, «Size selâm olsun. Yapmış olduğunuz (iyi) işlere karşılık cennete girin» diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir.
(Kâfirler) kendilerine meleklerin gelmesinden veya Rablerinin emrinin gelmesinden başka bir şey mi bekliyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Sonunda yaptıklarının cezası onlara ulaştı ve alay etmekte oldukları şey onları çepeçevre kuşatıverdi